Cuma, Aralık 09, 2011

Hellimli Makedon Salatası

Şimdi vereceğim tarif, aslında iki farklı salatanın, gittiğim yerlerden yürüttüğüm iki tarifin bileşimi. Hellimli salata, özellikle Yunanistan'da ve Kıbrıs'ta çok sık rastlayabileceğiniz, Türkiye'de de farklı şekillerde yapılan bir salata türü. Makedon salatası ise adı üstünde Makedonya'nın meşhur yemeklerinden. Tarif aslında Makedon salatasının üzerine kurulu ama Makedonya'da yediğim salatalar bana biraz yavan geldiğinden ve hellim fanatiği olduğumdan biraz renklendirmeye karar verdim. Bence gayet iyi oldu.

Bu arada biz vejeteryanlar (ya da vejetaryenler) için dikkat edilmesi gereken bir nokta, peynirde kullanılan maya. Çoğu peynirde rennet adı verilen ve dana midesinden çıkarılan hayvansal bir madde kullanılıyor. Hâliyle bu çok sevimli bir durum değil, zira neredeyse hiçbir marka bunu ambalajda belirtmiyor. Kimi markalar ise mikrobiyal maya kullanıyor ve peynir yapımı için hayvana zarar verilmiyor. Türkiye'de tüm ürünlerinde mikrobiyal maya kullanan iki marka var; Sütaş ve İçim. Reklam yapmak için söylemiyorum ama bu markalar vejeteryanlar için güvenle tercih edilebiliyor; ayrıca diğer markalar da hayvansal mayayı bırakırsa buraya seve seve isimlerini eklerim.

Neyse, tarife geçelim...

Malzemeler
3-4 adet sarı, yeşil (sivri ya da çarliston) biber
1 büyük ya da 2 küçük domates
1 küçük kuru soğan
Dört dilim hellim peyniri
Fesleğen
Tuz
Limon
Balsamik sirke
Zeytinyağı

Öncelikle biberlerimizi enlemesine kesme şeker büyüklüğünde doğrayıp az zeytinyağı koyduğumuz tavada çevireceğiz. Makedonlar genelde sarı biber kullanıyor, bu biber de semt pazarlarında bulunabiliyor, ancak yeşil biberle de herhangi bir lezzet kaybı olmuyor. Biberler, renkleri dönene ve üstleri kızarana kadar tavada kalacak. Bu arada salata kasemize koyduğumuz halka kesilmiş soğanları tuzla iyice ovacağız. Daha önce de bir tarifte söylemiştim, bu tarz salatalarda (çoban salata da dahil) soğanı önceden tuzla iyice karıştırırsanız lezzeti çok daha iyi olur. Soğanların üzerine tavadan aldığımız biberleri ve küp kesilmiş domatesleri ekliyoruz. Limon ve fesleğeni koyuyoruz. Biberi zaten yağda çevirdiğimiz için ayrıca zeytinyağı eklemeyi tavsiye etmiyorum. Boşuna ağırlık olur.

Sıra geldi hellimlere. Hellimleri biberleri aldığımız tavada yağ eklemeden ızgara yapabiliriz. Hellim de yağını salan bir peynir olduğundan yağa gerek yok, biberlerden kalan yağ hellimin yapışmaması için yeter. Hellimleri altın rengini aldığı ilk ana kadar ızgara yapacağız, daha fazla değil. İki nedenle; birincisi çok pişen ve dışı kabuk tutan hellimin gözenekleri kapanır ve balsamik sirkeyi içine çekemez. İkincisi ise çok pişen hellim her an lastik gibi olabilir, özellikle de hemen servis edilmezse. Hellim bu bakımdan çok hassas bir peynirdir. Yine dolapta da çok bekletmeyin, bir hafta içinde tuğlaya dönüşebilir çünkü.

Hellimler istediğimiz kıvama gelir gelmez, ocaktan alıp salatanın üstüne yerleştiriyoruz. Balsamik sirkeyi dilimlerin üstüne çok abartmadan döküyoruz. Bu arada balsamik sirke yerine Kühne'nin balsamik salata sosunu da kullanabilirsiniz, yine BİM'de BolBol diye bir markanın balsamikli sosu da iş görür. Knorr'un da balsamikli toz salata sosu var ama ben çok beğenmedim. Eğer balsamikli sos kullanacaksanız limon fazla koymayın, zeytinyağı ise zaten hiç eklemeyin. Yine düz balsamik sirke de çok limonla ekşi olabilir.

Balsamiği de ekledikten sonra salata servise hazır. Oldukça doyurucu olduğunu ve hafif bir öğle yemeği olarak ideal olduğunu belirteyim.

Priyatno yadenye!

1 yorum:

  1. ay ben bunu çok merak ettim. biberlerin hafif pişmesi fikri çok iyiymiş. yakın bir tarihte denedikten sonra feedback veririm. :)

    YanıtlaSil